24 Mart 2022
DAVA ŞARTLARI VE İLK İTİRAZLAR
İlk itirazlar 6100 sayılı HMK md.116’da düzenlenmekte olup iki bentte sayılmaktadır. Bunlar:
- a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı.
- b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı’dır.
HMK md.117 hükmüne göre “ilk itirazların ileri sürülmesi ve incelenmesi”ne baktığımızda ilk itirazların hepsinin cevap süresinde dolayısıyla iki haftalık sürede ileri sürülmesi gerekmektedir. Aksi halde dinlenmeyecektir. Yine ilk itirazın dava şartından sonra inceleneceği ve ön sorun gibi incelenip karara bağlanacağı unutulmamalıdır. Eğer kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde siz yetki itirazı yapmazsanız bu yetkisiz mahkeme yetkili hale geleceği unutulmamalıdır.
İlk itirazın mahkeme tarafından re’sen gözetilmediği unutulmamalıdır fakat dava şartlarında böyle bir durum yoktur, dava şartları siz ileri sürmeseniz de mahkeme tarafından re’sen gözetilmek zorundadır.
İlk itiraz cevap süresinde ileri sürülmesi gerekmekte aksi halde bir daha ileri sürülemez hale gelmektedir fakat dava şartlarının mahkemenin her aşamasında ileri sürülebildiğini unutmamak gerekir.
BİR DAVA ŞARTI OLARAK ARABULUCULUK
İki tarafın arasında bir uyuşmazlık söz konusu olduğunda bunu üzerlerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri, kendi iradeleri ile uzlaşmayı amaçlayan ve son zamanlarda dünyada da yaygınlaşma hızı artan yollardan birisi de “Arabuluculuk”tur.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na baktığımızda Arabuluculuğa İlişkin Temel İlkeler başlığı md.3’te yer alan ilkeye göre de tarafların arabulucuya başvurması, süreci devam ettirmesi, sonuçlandırması veya bu süreçten vazgeçmesi konusunda serbestileri vardır. Bu arabuluculuk yoluna “ihtiyari arabuluculuk” denilmektedir. Fakat bazı kanunların hükümlerinde bu Arabuluculuk kurumunu bir dava şartı olarak görülmesi üzerinde “zorunlu arabuluculuk” olarak görmekteyiz. Bunun başlıca hükümlerinden biri de;
Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı HUAK md.18/a “İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.” Hükmü yer almaktadır. Maddenin devamında da davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığını arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemelidir aksi halde mahkeme davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Özel kanunlarda dava şartı olarak arabuluculuğa baktığımızda;
İş hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda bir dava şartı olarak arabuluculuk
İş hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda bir dava şartı olarak arabuluculuk kurumuna başvurulması 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı md.3 hükmünde düzenlenmektedir. Hükme göre “Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” Denilmektedir.
Hüküm dikkate alındığında bir uyuşmazlığın;
- işçi veya işveren tarafından bir alacak uyuşmazlığı ve tazminat uyuşmazlığı olması
- işe iade uyuşmazlığı olması
durumunda bir dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk kurumu işlerlik kazanacaktır.
Hüküm devamı dikkate alındığında davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilecektir.. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilmektedir.. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Tüketici hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarında bir dava şartı olarak arabuluculuk
Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’a baktığımızda TKHK md.73/A hükmüne göre “Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır” denilmektedir. Fakat devamında istisna getirilerek
a)Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar
- b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar
- c) 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar
ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar
- d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar
denilerek, ilgili hükümlerdeki istisnalarda arabuluculuk şartının oluşmayacağını bildirmiştir.
Ticaret hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda bir dava şartı olarak arabuluculuk
Ticaret hukukundan kaynaklanan bir uyuşmazlıkta uygulanacak arabuluculuk hükümleri için 7155 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 5/A maddesine göre;
“Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. “ denilmekte olup, ilgili hüküm uyuşmazlıklarında bir dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk kurumu işlerlik kazanacaktır. Arabulucu yapılan bu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içerisinde sonuçlandıracaktır. Ancak bu sürede tamamlanamazsa zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilecektir.
Dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk ücretleri
2022 yılı itibari ile arabuluculuk tarifesi 1 Ocak 2022 tarihi ile Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Yayınlanan bu yeni karara göre; aile hukuku, işçi-işveren uyuşmazlıkları, tüketici uyuşmazlıkları için arabulucuya iki kişinin taraf olması durumunda taraf başına saati 200 TL, üç-beş kişinin taraf olması durumunda taraf sayısı gözetilmeksizin saat başına 420 TL, altı-on kişinin taraf olması durumunda taraf sayısı gözetilmeksizin saat başına 450 TL, onbir kişi ve daha fazla kişi olması durumunda taraf sayısı gözetilmeksizin saat başına 480 TL ödenecektir.
Ticari uyuşmazlıklarda ise iki kişinin taraf olması durumunda taraf başına saati 390 TL, üç-beş kişinin taraf olması durumunda saati taraf sayısı gözetilmeksizin 800 TL, altı-on kişinin taraf olması durumunda bir saati taraf sayısı gözetmeksizin 820 TL, onbir kişi ve daha fazla kişinin taraf olması durumunda taraf sayısı gözetmeksizin bir saat için 840 TL olacaktır.
