7 Aralık 2021
Cinsel İstismar Suçunda Mağdur Beyanı
Mağdur hakları, “mağdur ile şikâyetçinin hakları” başlığı altında Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 234. maddesinde düzenlenmiştir. CMK m.234 uyarınca soruşturma ve kovuşturma aşamasında sahip olunan haklar olmak üzere muhakemenin aşamalarına göre iki farklı şekilde düzenlenmiştir.
Cumhuriyet savcısı, kolluktan cinsel istismara ilişkin şikayet veya ihbar haberi aldığında, kolluktan şikayetçinin beyanının alınmasını isteyecektir. Delillere en kısa zamanda ulaşabilmek adına, şikayetçinin, beyanının ardından Cumhuriyet Başsavcılığı’na getirilmesi gerekir ve çoğu zaman sadece kolluğun aldığı ifade ile yetinilmez, savcı tarafından da ifade alınır ve öyle diğer işlemler yürütülür.
Bir suçun mağduru aynı zamanda suçun tanığıdır ve tanık beyanı, ceza muhakemesinde, gerçeğin araştırılması ve hükmün verilmesinde son derece önemli delil kaynaklarındandır.
Mağdur çocuğun tanık sıfatıyla dinlenmesi konusu, CMK m. 236 hükmü uyarınca yürütülür. Kanun gereğince, mağdurlar tanık sıfatıyla dinlenebilecek fakat uyuşmazlığın tarafı olduklarından, yeminsiz olarak dinleneceklerdir. Mağdur ve şikâyetçinin beyanı, bu sebepten ötürü tanık beyanı olmayıp, şüpheli veya sanıktan başka taraf beyanıdır.
CMK m. 236/3 uyarınca mağdur çocukların tanık olarak dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişinin bulundurulması ve bu kişinin mağdurun beyanlarına ilişkin görüşü de alınarak sonuca varılması gerekir. Fakat Yargıtay inceleme yaptığı sırada mağdur 18 yaşını tamamlamışsa, uzman kişilerin varlığı ikinci dinlemede işlevsiz olacağından yerel mahkeme kararının bozulmasına gerek olmadığına hükmetmektedir.
- CD vermiş olduğu bir kararında “mağdur çocuğun beyanının, tek başına hükme esas alınmadığı hallerde, çocuğun psikolojisinin yeniden dinlemede daha da bozulabileceği” gerekçesiyle, ifade alınması sırasında uzman kişinin yokluğunu bozma sebebi saymamıştır.
Görevlendirilen uzman, çocuğun yanında bulunmakla, çocuğun hakları ve yargılama süreci hakkında anlayabileceği bir dilde çocuğu bilgilendirmekle, sürece hazırlamakla, çocuğun gelişim düzeyine uygun olarak beyanının alınmasını sağlamakla ve çocuğun korunma ihtiyacını fark etmekle yükümlü olduğu için çocuk dinlenmeden önce, uzmanın çocukla sağlıklı bir iletişim kurması amacıyla uygun ortam ve imkanlar sağlanmalıdır.
Yargıtay kararları uyarınca cinsel istismar suçunda 5-10 yıl sonra dahi şikayetçi olabilmek mümkündür. Yargıtay kararları uyarınca mağdurun olayı anlatım şekli ve hikayesi, hayatın olağan akışına uygun olmalıdır. Mağdurun beyanı uyumlu, samimi, ısrarlı ve herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve anlaşılır olmalıdır. Yargıtay kararları gereğince mağdurun beyanı çelişkiler içeriyor ve hayatın olağan akışına aykırı ise bu beyanlara itibar edilemez. Mağdur beyanı somut nitelikte olmalı ve teknik delillerle çelişmemelidir.
Yargıtay kararları uyarınca mağdur ve fail arasında geçmişte husumet bulunuyorsa mağdurun cinsel istismara uğradığına ilişkin beyanı ispat için yeterli kabul edilmemektedir. Yine cinsel istismar suçunda mağdurun anlattıklarına şahit olan kişilerin beyanı ve mağdurun beyanı uyuşuyor ise bu ispat açısından önemlidir.

Lise egitim hayatına İstanbul Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler lisesinde başlayıp, Kanada Moncton High School’da devam etmiştir. Şu anda Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesinde son sınıf öğrencisi olarak eğitim hayatına devam etmektedir. Aynı zamanda yarı zamanlı olarak Polat&Polat Hukuk Bürosu’nda staj yapmakla birlikte web sitesi için metin yazarlığı yapmaktadır.
Yasal Uyarı
Bu sayfadaki içerikler hukuk fakültesi öğrencileri tarafından hazırlanmış, içeriğin planlaması ve kontrolü büromuz avukatları tarafından yapılmıştır. Bu sayfada yer hazırlanan hukuki bilgiler, hukukçulara ve genel hatlarıyla konu hakkında fikir edinmek isteyen kişilere yöneliktir. Bu bilgilerin doğruluğunu temin etmek için azami çabayı göstermekle birlikte; bilgilerin somut olaya göre geçerliliğinin değişebileceğini veya yasal değişikliklerle güncelliğini yitirebileceğini, avukatlarımızın hukuki görüşleriyle yargılama yetkisine sahip mercilerin görüşlerinin yer yer birbirinden ayrılabileceğini hatırlatmak isteriz.